<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <updated>2026-05-04T16:15:24Z</updated>
  <generator>https://nostr.ae</generator>

  <title>Nostr notes by cinnnar</title>
  <author>
    <name>cinnnar</name>
  </author>
  <link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://nostr.ae/npub12mwsgqaejk98xcsv8k7rf3yat2t2kzu0zzma6jp39rphqx5hajsq4khdeg.rss" />
  <link href="https://nostr.ae/npub12mwsgqaejk98xcsv8k7rf3yat2t2kzu0zzma6jp39rphqx5hajsq4khdeg" />
  <id>https://nostr.ae/npub12mwsgqaejk98xcsv8k7rf3yat2t2kzu0zzma6jp39rphqx5hajsq4khdeg</id>
  <icon>https://image.nostr.build/b20632c73607c86206437245a9caada1394add2fdbd267f5b00f6636bce6fbb4.jpg</icon>
  <logo>https://image.nostr.build/b20632c73607c86206437245a9caada1394add2fdbd267f5b00f6636bce6fbb4.jpg</logo>




  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqs9d99tc0t0cwqzz867xls854kquupa3df6855d8pqnahwue7c9wtqzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qj58x5g</id>
    
      <title>Nostr event nevent1qqs9d99tc0t0cwqzz867xls854kquupa3df6855d8pqnahwue7c9wtqzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qj58x5g</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqs9d99tc0t0cwqzz867xls854kquupa3df6855d8pqnahwue7c9wtqzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qj58x5g" />
    <content type="html">
      In reply to &lt;a href=&#39;/nevent1qqsd03lyx6p2dzdmt6hzcs7lcwy45whd9y9k97kfxkwknv4j80j7umsydvtqv&#39;&gt;nevent1q…vtqv&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;_________________________&lt;br/&gt;&lt;br/&gt; &lt;img src=&#34;https://image.nostr.build/d23818ea037fc69d08e0e4c657a5d2d5ecddd7c126850850d6bffddbc92f952f.jpg&#34;&gt; 
    </content>
    <updated>2026-08-25T11:09:54Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqsd03lyx6p2dzdmt6hzcs7lcwy45whd9y9k97kfxkwknv4j80j7umszyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qgvj8qs</id>
    
      <title type="html">Göç karşıtlığı ırkçılıktır, ve bunda yanlış bir ...</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqsd03lyx6p2dzdmt6hzcs7lcwy45whd9y9k97kfxkwknv4j80j7umszyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qgvj8qs" />
    <content type="html">
      Göç karşıtlığı ırkçılıktır, ve bunda yanlış bir şey yok.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesi, uzun bir süredir göç dalgalarıyla mücadele ediyor. Çeşitli sebeplerden dolayı ülkelerini terk etmek zorunda kalan binlerce, hatta milyonlarca insan yaşam koşullarının çok daha iyi olduğu, barış ve refahın hüküm sürdüğü topraklara göç ediyorlar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ana akım medya her ne kadar bu dış göçlerin sebepleri arasında en ağır basanlarının savaş ve politik istikrarsızlık olduğunu iddia etse de, resmi verilerden anlaşılacağı üzere bugünlerde Avrupa ve ABD&amp;#39;ye yapılan göçlerin yarısından fazlası savaşta olmayan ancak yaşam koşullarının kötü olduğu ülkelerden gerçekleşmektedir. Bu da bizlere göstermektedir ki, göçmenlerin birincil motivasyonu, yaşadıkları ülkedeki olumsuz ekonomik koşullardan kurtulmak ve gittikleri yerde geçimlerini daha rahat bir şekilde sağlamaktır. Ancak sorun, dışarıya normalden fazla göç veren ülkelerin, çok nadir istisnalar dışında gelişmemiş ve medeniyet bilincinden yoksun olan insanlara ev sahipliği yapmasıdır. Dolayısıyla bu ülkelerden gelen göçmenler, gittikleri yerlerde toplumsal hayata uyum sağlayamamakta, kültüre adapte olmak için herhangi bir çaba göstermemekte ve ekonomiye değer katmak yerine sosyal yardımlar ile adeta bir parazit hayatı sürmektedirler. Ülkelerinin sınırlarını bu insanlara açanlar, sonucun bu olmasına asla şaşırmamalıdırlar, zira çok nadir istisnalar dışında bu insanların yüksek bir kültüre tam anlamıyla entegre olmaları imkansızdır. Neticesinde, göç alan ülkelerin toplumları giderek yozlaşacak ve göç aldıkları ülkelerin insanları ile aralarında bir fark kalmayana kadar eski özelliklerini ve yeteneklerini kaybedeceklerdir. Modern bürokrasinin neden olduğu sorunlar bir kenara bırakıldığında, Batı medeniyetinin güncel olarak yüzleştiği en büyük risk bu göç dalgasıdır ve devam ettiği takdirde sadece bu medeniyeti yok etmekle kalmayacak, aynı zamanda yerine tam tersi nitelikte, aşağı bir kültür inşa edecektir. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bu felakete bir son vermek için göç alan ülkelerde çeşitli organizasyonlar baş göstermiştir. Bunların arasında, medeniyeti bedeli ne olursa olsun kurtarmak isteyen, gerçek bir özveri duygusuyla kendi insanının haklarını radikal bir şekilde savunan ve milletinin gelecekteki fertlerine, güvenli, temiz ve her zamankinden daha ileride bir vatan bırakabilmek için mücadele eden oluşumlar yer alsa da, politik zeminde bu konuya tepki gösteren parti ve diğer kuruluşların çoğu, pasifist görüşe sahip insanlardan oluşmaktadır. Bütün bu yaşanılanların temeldeki (tarihsel) nedeninin hak etmeyenlere karşı hoşgörü ve barış yanlısı bir tavır olduğu hala anlaşılamamış olduğu için göçe karşı olan ve yol açtığı sorunların farkına varmış politikacılar dahi, remigration söz konusu olduğunda oldukça ılımlı ve barışçıl bir tutum sergilemektedirler. Gerçek vatanseverlerin bu ölçülülük fanatizmine tepki göstermeleri kaçınılmazdır, zira insan doğasını tanıyan, asgari düzeyde bir antropoloji bilgisine sahip olan bireyler göç karşıtlığının yasal veya yasa dışı göçten hangisine karşı olduğu fark etmeksizin ırkçı temellere sahip olduğunu ve bunun aksinin mümkün olmadığını bilirler. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;&amp;#34;Sosyal hayata genel hatlarıyla adapte olmuş, bir işte çalışan, suç işlemeyen, vergisini ödeyen ve en önemlisi de ülkeye yasal yollar ile giriş yapmış olan göçmenler ülkede kalmaya devam etmek için tüm haklara sahiptir.&amp;#34;&lt;br/&gt;&amp;#34;Halihazırda vatandaşlığa sahip olan göçmenler ülkelerine geri gönderilmeyecektir.&amp;#34; &lt;br/&gt;&amp;#34;Yaşadışı göçmenleri ülkelerine geri gönderirken mümkün olan en barışçıl yöntemler izlenecektir.&amp;#34;&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Benzeri söylemler belki de söyleyen kişi tarafından gerçekten kastedilmemiş, stratejik bir amaçla söylenmiş olsalar da, bu ihtimal görmezden gelindiğinde, göç karşıtlığının ana prensipleriyle uyuşmamaktadırlar. Üçüncü dünya ülkelerinden Batı&amp;#39;ya göç eden insanlar, yine çok nadir istisnalar dışında hiçbir zaman Batı medeniyetine tam anlamıyla adapte olamazlar. Politikacıların gözünde &amp;#34;yeterli&amp;#34; olan entegrasyon asla amaçlanacak bir ölçüt olmamalıdır. Bu söylenene karşı olarak, Batı&amp;#39;da yaşayan ve bölgenin yerli halkından olmalarına rağmen Batı medeniyetiyle hiçbir alakası bulunmayan, dejenere milyonlarca zoomer gösterilebilir. Ancak günümüzde bu değerlerin zaten yerli halk nezdinde de büyük oranda unutulmuş veya kenara atılmış olduğu gerçeği, milyonlarca Afrikalı ve Arap göçmenin sınırlardan geçmesine izin vermek için bir bahane değildir. Gereken önem verildiğinde ve doğru bir program takip edildiğinde bu nesil rahatlıkla uykusundan uyandırılabilir ancak aynı program yabancı milletler üzerinde etkili olamaz. Çünkü bu milletler hiçbir zaman böyle bir uykuya dalmamışlardır, dolayısıyla geçmişte uyanık oldukları bir zaman da olmamıştır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Görece ılımlı bir tutum sergilediğinden bahsettiğim kişiler de, her ne kadar gözlerinin hiçbir rengi görmediğini iddia etseler de, yaşa dışı göçe karşı olmak, hatta başta böyle bir sınıflandırma yapmak bile (yasa dışı/yasal), ırkçılıktır ve öjeni yanlısı bir harekettir. Çünkü eğer modern bilimin telkin ettiği üzere ırklar sadece birer social construct olsalardı, gönül rahatlığıyla tüm sınırlarımızı ortadan kaldırıp milyonlarca insanı gözümüz kapalı bir şekilde ülkemize alabilirdik. Sonrasında, eğitimsiz kalmış bu kitlelere doğru bir eğitim vererek ve gereken ekonomik şartları sağlayarak hepsini topluma kazandırır ve aynı barış ve huzur ortamında yaşamaya devam ederdik. Suç işleme potansiyeli olanları da suçun çeşidine göre rehabilite eder veya en kötü ihtimalle hapse atardık. Ancak neredeyse herkes biliyor ki, bunu yapmak bahsi geçen olumlu sonuçların hiçbirine yol açmaz, tersine her şeyin sonunu getirirdi. Şu anda sözde kontrollü bir şekilde gerçekleşen göç bile bu denli bir yıkıma yol açıyorsa, sınırları ortadan kaldırmak tam anlamıyla bir delilik olurdu. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İnsan doğası kapsamındaki konular hakkında dürüste konuşmak için bir zamanlar sahip olduğumuz cesareti henüz geri edinebilmiş değiliz. Bu yüzden bunlar söz konusu olduğunda birçok kişi, hala içinden geçenleri söylemekten çekiniyor hatta insanların çoğu bu görüşlere sahip olduğunu reddediyor ve içindeki mantığı, sağduyuyu baskılıyor. Umuyorum ki son noktaya gelinmeden bu çekingenliği yenmeyi başarabiliriz ve durumu tersine çevirebiliriz.
    </content>
    <updated>2026-08-25T11:09:10Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqsp78ztth24fkkwh49gphsh4rr7xjmmreayl8fufhnppk65mad7legzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qc9j9zt</id>
    
      <title type="html">Beyazların Amerika&amp;#39;nın yerlileri olduğunu kabul etmemek ...</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqsp78ztth24fkkwh49gphsh4rr7xjmmreayl8fufhnppk65mad7legzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qc9j9zt" />
    <content type="html">
      Beyazların Amerika&amp;#39;nın yerlileri olduğunu kabul etmemek yanlış olsa da anlaşılabilir bir durum çünkü bölgedeki varlıkları 400 senelik bir tarihten ibaret ve bu Amerika&amp;#39;nın gerçek yerlileri olduğu savunulan Kızılderililer&amp;#39;in bölgedeki varlıklarıyla kıyaslandığında oldukça kısa bir süre. Ancak bugün düşünürken tesadüf eseri farkına vardığım asıl çelişki, bunu söyleyen insanların birçoğunun aynı zamanda sivil &amp;#34;milliyetçilik&amp;#34; anlayışını da savunuyor oluşları. Bir milletin parçası olmanın etnik, tarihi ve kültürel aidiyet olmadan da mümkün olduğunu, bireyin salt vatandaşlık benzeri anayasal bağlara sahip olmasının onu herhangi bir milletin parçası haline getirebileceğini iddia ediyorlar. Ancak iki görüşü de eşzamanlı olarak savunmak ciddi bir çelişkiye sebep oluyor. Millet kavramını etnisite, tarihi ve kültürel ortaklık ilkelerinden ayırarak anayasaya indirgemek, her bireyin, aile geçmişi, içinde doğup büyüdüğü kültür, gelenek, değerler ve standartlar fark etmeksizin göç edip belirli bir sürenin ardından elde edeceği vatandaşlık hakkı ile göç ettiği ülkenin geçmişi, kültürü, geleneği, değerleri ve standartlarının bir parçası olabilmesi demektir. Bu bağlamda etnik kimliğin - biyolojik farklar - önemi tamamen ortadan kalkar ve dünya büyük bir köy haline gelir. Bu görüşü savunan kişi için Norveç&amp;#39;e göç etmiş ve vatandaşlık hakkı kazanmış bir Hintli ile, ataları binlerce yılı aşkın süredir bölgede yaşamış olan, bu binlerce yıllık varlık süresince, bölgenin coğrafi şartlarına adapte olmuş, kendi özgün kültürünü geliştirmiş bir Norveçli arasında hiçbir fark yoktur. O halde 400 yıl önce bugünkü ABD topraklarına göç etmiş ve orada kendi devletlerini kurmuş Anglosaksonlar etnik kimlikleri ve sahip oldukları kültür fark etmeksizin Amerikalı sayılmalıdırlar. Bu görüşe, WASP&amp;#39;ların bölgeye giriş yaptıktan sonra bölge halkını katlettikleri, dolasıyla sonrasında kurdukları yerleşimin meşruiyet taşımadığı argümanıyla karşı çıkılabilir. Bu &amp;#34;stolen lands&amp;#34; muhabbeti, en aptal iddialardan biridir ve bunu kabul eden kişinin dünya üzerindeki diğer bütün milletler ve sahip oldukları toprakların kökenleri hakkında ne düşündükleri merak konusudur. Bu mantığa göre herkesin vatanlarının bulunduğu toprakların haklarını, kendilerinden önce gelen millete devretmeleri, o milletin de aynısını kendinden önce gelen millet için yapması ve bu devredip devralma döngüsünün en sonunda medeniyet yok olana kadar devam etmesi gerekmektedir. Ancak bu arkadaşlar için ne yazıktır ki, dünya bir köy değildir ve doğa, liberal kadınların mentalitesiyle çalışmamaktadır. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Sonuç olarak,&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;1- Kişi ne kadar entegre olursa olsun, göç ettiği bölgenin belki kültürünün bir parçası haline gelse de, asla milletinin bir parçası haline gelemez. Çünkü millet etnik bir olgudur ve bir millete aidiyet, bireyin damarlarından akan kana bağlıdır. Bu gerçeğin anlaşılması biraz zaman alacak gibi gözüküyor. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;2- Toprakların sahipliği, fetih yoluyla, kan dökülerek, onurlu bir şekilde bir milletten bir başka millete geçebilir. Bugün beyazların yaşadığı ancak öncesinde farklı bir millete, kültüre ev sahipliği yapmış olan topraklar çalınmış değil başarılı bir şekilde, teknoloji ve medeniyette daha üstün olan grup tarafından ele geçirilmiştir. İnsanlık tarihi benzer fetihlere tanıklık etmeye devam edecektir. Bugün ahlaki olarak tamamen çökmüş, soysuzlaşmış, alçak ruhlu politikacıların liderliğinde gerçekleştirilen Batı&amp;#39;ya olan göç dalgası, göç eden grupların (Arap, Hintli, Afrikalı) göç ettikleri ülkede böcek gibi çoğalarak kademeli olarak çoğunluk haline gelmeleri, teknolojik ve medeni üstünlüklerini kanıtlayarak elde ettikleri bir başarı değil, bahsi geçen politik demagogların Batı kültürü ve medeniyetini tamamen yok etmek için geride kalmış halkları kullanma stratejisidir. 
    </content>
    <updated>2026-07-29T10:57:26Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqsvwsqnlg45vazxxj06yqea3daa7wnv3kqtkc9ja3k3ht5u2gcr0ygzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qw9duvr</id>
    
      <title>Nostr event nevent1qqsvwsqnlg45vazxxj06yqea3daa7wnv3kqtkc9ja3k3ht5u2gcr0ygzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qw9duvr</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqsvwsqnlg45vazxxj06yqea3daa7wnv3kqtkc9ja3k3ht5u2gcr0ygzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qw9duvr" />
    <content type="html">
      👋🏻
    </content>
    <updated>2026-05-04T16:17:45Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqsqsnlryufmmqah48v5jegpnnnzt69kezxgl45yr9unxd8xxg6gpdczyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qs9ecgt</id>
    
      <title type="html">Damus’tan Primala geçtim. Buranin kullanımı çok daha rahat ...</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqsqsnlryufmmqah48v5jegpnnnzt69kezxgl45yr9unxd8xxg6gpdczyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qs9ecgt" />
    <content type="html">
      In reply to &lt;a href=&#39;/nevent1qqsvnev49vz6pham920ynw6n53xfkuf4sfhvknagyw8n9sctz0m0kdspzemhxue69uhhyetvv9ujuurjd9kkzmpwdejhg095unc&#39;&gt;nevent1q…5unc&lt;/a&gt;&lt;br/&gt;_________________________&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Damus’tan Primala geçtim. Buranin kullanımı çok daha rahat geldi.
    </content>
    <updated>2024-08-29T09:37:54Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqs0m5ftjvl4xep03k8rucdqpakcctst0yytw72sxq5s39cf3ztrakczyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qcypypq</id>
    
      <title type="html">Fiat para size tam anlamıyla köle muamelesi yapıyor. Bitcoin ...</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqs0m5ftjvl4xep03k8rucdqpakcctst0yytw72sxq5s39cf3ztrakczyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qcypypq" />
    <content type="html">
      Fiat para size tam anlamıyla köle muamelesi yapıyor. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Bitcoin ise size size bu çürük sistemden kurtulma imkanı veriyor.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Seçim size ait. Ya köle olacaksınız ya da kontrolü tekrar kendi ellerinize alacaksınız.  &lt;img src=&#34;https://image.nostr.build/ea72c95469b01511c21cb7f004f222a5e8cf7b41c8a0097a7c25e5011279cb82.jpg&#34;&gt;  
    </content>
    <updated>2024-08-22T14:24:49Z</updated>
  </entry>

  <entry>
    <id>https://nostr.ae/nevent1qqsw02hhu75zxql9ns0sjz25qjtq8exxqhx8e4cg4hvzdp3whr50hpqzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qcm9yar</id>
    
      <title type="html">Özgürlüğü bir kere tadan bir daha bırakır mı? Özgür ...</title>
    
    <link rel="alternate" href="https://nostr.ae/nevent1qqsw02hhu75zxql9ns0sjz25qjtq8exxqhx8e4cg4hvzdp3whr50hpqzyptd6pqrhx2c5umzps7mcdxyn4dfd2ct3ugt0h2gxy5vxuq6jlk2qcm9yar" />
    <content type="html">
      Özgürlüğü bir kere tadan bir daha bırakır mı?&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Özgür olmayı unutmanızı istiyorlar, böylece kendi özgürlük kavramlarını yaratacaklar, size bunu yutturacaklar. &lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Onların hastalıklı despotik sisteminde özgür olduğunuza inanmanızı istiyorlar.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Ama insan unutmaz, çünkü doğuştan özgürdür. O tat ağzından ayrılmaz, istediğin kadar öldür, vur, yağmala, herkesi susturamazsın.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;İçeriden gelen bir arzu vardır, bu çürük sisteme dur diyecek, hür olmak için ölümü göze alacak bir arzu.&lt;br/&gt;&lt;br/&gt;Tiranların ve sistemin sonunu getirecek olan da bu arzudur. Kaybetmeyeceğiz, kaybedemeyiz. Çünkü o hep içimizde.  &lt;img src=&#34;https://image.nostr.build/87892e095d05b7e373f4d61ae353c9cf86b529f6203feba3b9dca6ab095df2a9.jpg&#34;&gt;  
    </content>
    <updated>2024-08-20T20:40:08Z</updated>
  </entry>

</feed>